İçeriğe geç

Sevdan olmasa hangi makam ?

id=”pgj539″

Sevdan Olmasa Hangi Makam? Bir Hikâye, Bir Soru ve Bir Hayal Kırıklığı

Kayseri’nin soğuk akşamlarında, ellerim cebimde, gözlerim yorgun ama bir o kadar da umutlu… Hava ne kadar soğuk olsa da, içimdeki ateş hiç sönmüyor. Bazen, gündelik hayatta o kadar çok şey yaşanıyor ki, bir şarkıyı dinlerken duygular bir anda yüzeye çıkıveriyor. İşte o anlardan biriydi. Bir yandan sokakta yürürken, diğer yandan aklımda “Sevdan Olmasa hangi makam?” sorusu dönüp duruyordu. Bu şarkıyı ilk dinlediğim anı hatırlıyorum, sanki o an, hayatımda yeni bir dönüm noktası başlamıştı. Ama belki de hiçbir şeyin başladığı gibi bitmeyeceğini anlamıştım. Bunu nasıl anlatacağımı, nereden başlayacağımı bilemedim. İçimde bir şeyler kopuyor, bir şeyler yerine oturuyordu.

Bir Akşam, Bir Şarkı ve İlk Buluşma

O akşam, annem mutfakta yemek hazırlarken ben pencereden dışarıya bakıyordum. Kayseri’nin o tipik kışı; soğuk ama güzel. Hava kararmış, şehir sessizleşmişti. O sırada telefonum çaldı. Hızla açıp, arayanı gördüm; Elif’ti. Elif, benim için her zaman bir adım önde olan, hep gülümseyen, neşeli bir arkadaşım olmuştur. Ama bu sefer farklıydı. Sesi, o her zaman ki neşesinden uzak, biraz daha derindi. “Hadi bir yere gidelim,” dedi. Önce şaşırdım, ne demek istediğini anlayamadım ama kabul ettim. İçimde de bir umut vardı, belki biraz kafa dağıtmak iyi gelirdi.

Elif’i bulduğumda, garip bir şekilde bu buluşma da farklıydı. Gözlerinde bir şey vardı, belki de yıllardır tanıdığım o gözlerin altındaki gizemli boşluğu ilk kez fark etmiştim. Birbirimize fazla bir şey söylemeden yürüdük, caddelerde kaybolduk. Sonra, bir müzik dükkanının önünde durduk. İçeriden hafif bir melodi duyuluyordu. “Gel, şunu dinleyelim,” dedi Elif ve içeriye girdi. O an, o şarkı çalmaya başladı: Erol Evgin’in “Sevdan Olmasa”. Sözler o kadar içime işledi ki, sanırım o anı asla unutmayacağım.

“Sevdan Olmasa” ve Hangi Makam?

Şarkıyı dinlerken, içimdeki duygu birden değişti. “Sevdan Olmasa hangi makam?” diye soran o satırlar, içimi bir anda yıkıverdi. Bu şarkı, belki de sadece bir aşk şarkısı değildi; o an, sevdanın bir anlam taşıdığı ve başka hiçbir şeyin ona denk olmadığı hissiyle dolmuştum. Elif’in yanında olmamın, soğuk bir akşamda onunla bu şarkıyı dinlemenin bana kattığı duygusal derinlik neydi? Bunu hiç bilmiyorum ama bir şekilde soruyu ben de sormaya başlamıştım: “Sevdan olmasa hangi makam?” Sevdanın, her şeyin önüne geçebileceğini mi anlatıyordu bu şarkı? Benim içinse, sevdanın olmadığı her şeyin boş olduğunu fark ettim. Bu şarkı, sadece bir şarkı değildi. O an, Elif’e bakarken, hayatın bana neler sunduğunu düşündüm.

Belki de bu şarkının sözleri bana, sevdanın sadece bir ilişkiyi değil, hayatın her anını içine alan bir makam olduğunu anlatıyordu. Sevdanın olmadığı bir yerde, her şey anlamsız olurdu. Bir işte, bir dostlukta, bir hayatta… Sevdanın olduğu yerden geriye sadece bir boşluk kalırdı. İşte bu yüzden, “Sevdan Olmasa hangi makam?” sorusuna, kendi içimde yanıt bulmak zorlaşmıştı. Sevdanın olmadığı yerde hangi makam olabilir ki? O an, sadece müzikle değil, içimdeki duygularla da yüzleşiyordum. Bütün her şey, tek bir şarkının sözleriyle ve Elif’in o derin bakışıyla anlam kazanıyordu.

Hayal Kırıklığı ve Bir Adım Geri

Fakat, bu şarkının ve anın içindeki o hissiyatın ardından, birden farklı düşünceler kafamda yankı buldu. Sevdanın anlamı neydi? Belki de bu kadar büyütmemek gerekirdi, belki de hayat bazen basit olmalıydı. Elif, gözlerini yere indirdi ve bir süre sessiz kaldı. O anda, bana hissettirdiği şeyin ne olduğunu tam anlayamadım. Ama bir şey vardı, bir boşluk… Beni tanıyıp tanımadığını düşünmeye başladım. Belki de bu kadar hislenmemeliydim, belki de her şeyin o kadar anlamlı olmaması gerekiyordu. Ama o şarkı, ve o an, kalbime bir darbe gibi geldi. Bir anda, Elif’le aramızdaki mesafe, gözlerimden kaçmayan her detaya dönüştü. O an, sevdanın hiçbir makamda yer bulamayacağını düşündüm. Belki de sevdan, iki kişinin aralarındaki farkları birleştirmeliydi, ama belki de bu farklar asla birleşemezdi.

Bir Soru, Bir İhtimal ve Yeni Bir Başlangıç

Bir süre daha sessizce yürüdük, Elif’in söylediklerini duymazdan gelerek kafamda bu soruya yanıt aradım. Ama bir türlü bulamıyordum. Bir an, Elif’in yanında olmama rağmen bir boşluk hissediyordum. Sevdan olmasa, belki de her şey farklı olurdu. Hangi makamda olurdum? O an fark ettim ki, bu şarkı bana hayatın en önemli sorusunu sormuştu: Sevdanın olmadığı bir yerde ben kim olurdum? Gerçekten de hangi makamda olurdu insan? Hayat, bazen soruların cevaplarıyla değil, bu cevapların peşinden gitmekle anlam kazanıyordu. “Sevdan Olmasa” şarkısı, bir yandan bana acıyı, bir yandan da sevgiyi hatırlatıyordu. O kadar basitti ki, ama bir o kadar da derindi.

Sonuç: Sevdan Olmasa, Hangi Makam? Hala Arayıştayım…

O akşamdan sonra hayatımda bir şeyler değişti. Elif’in yanında, Kayseri’nin soğuk sokaklarında, Erol Evgin’in şarkısının etkisiyle, belki de içimdeki boşluğu daha net gördüm. “Sevdan Olmasa hangi makam?” sorusu, şimdi daha anlamlı. Sevda, sadece bir his değil; hayatın her anında, her ilişkide, her adımda, her seçimde hissedilen bir güçtü. O gece, o şarkıyı dinlerken öğrendim ki, sevdanın olmadığı yerde makam, sadece bir boşluktan ibaret olur. Ve belki de bu boşluk, insanların içindeki arayışa dönüşür. Ben de o akşam, sevdanın hangi makamda olduğunu değil, kendi içimdeki boşluğu ve arayışı fark ettim. Her şeyin cevabı belki de, sadece soruyu sormakla değil, arayışın kendisinde saklıydı. Sevdan olmasa, hangi makamda olurdum? Hala bilmiyorum, ama belki de bilmemek, daha güzel bir yerdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet giriş