İçeriğe geç

Sözleşmeli er 7 yıl sonra ne oluyor ?

Sözleşmeli Er 7 Yıl Sonra Ne Oluyor? Bir Hayal Kırıklığı ve Umut Hikâyesi

7 Yıl Sonra Bir Sabah

Kayseri’nin sabahları, her zaman biraz soğuk ve bazen de gri olur. Bu sabah da öyleydi. 25 yaşındayım ve hayatımın belki de en önemli dönüm noktasına geliyorum. Bu yazıyı yazarken bile ellerim titriyor. Sonunda ne olacağına karar veremediğim bir konu var kafamda: “Sözleşmeli er 7 yıl sonra ne oluyor?”

Bir zamanlar bu soru benim için sadece bir meslek seçimi gibi görünüyordu. Ama şimdi, 7 yıl sonra geldim ve sorunun cevabı, bir çok şeyin anlamını kaybetmesine neden oldu. Geceleri sık sık uyanıp düşündüğüm, “Keşke farklı olsaydı,” dediğim anlarım oluyor. Duygularımı yazıya dökerken de o anları hatırlıyorum. Zamanla değişen bir şey oldu, belki de o kadar çok bekledim ki sonunda her şey bir anlam ifade etmiyor gibi hissediyorum.

Genç Bir Sözleşmeli Er Olmanın Heyecanı

Hatırlıyorum da, sözleşmeli er olarak başladığımda ne kadar heyecanlıydım. Henüz 18 yaşımdaydım ve askeriye ile ilgili tek bildiğim şey, genellikle kahramanlıkla özdeşleştirilen “askerlik” kelimesiydi. Kayseri’deki küçük evimizden ayrıldım ve büyük bir kararlılıkla orduya katıldım. Hayatımda verdiğim en büyük kararlardan biriydi bu. Arkadaşlarım “görev” ve “disiplin” hakkında hep espriler yaparak, bu mesleği hafife aldılar. Ama ben o zamanlar, asker olmanın bir onur meselesi olduğunu düşünüyordum.

O ilk gün, elime silahı aldım ve kendimi gerçekten de güçlü hissettim. Askeri disiplinin içinde olmak, bambaşka bir dünyaya adım atmak gibiydi. Gece nöbetleri, sabah koşuları, askeri eğitim… İlk zamanlar zordu, evimden uzakta olmak, özlemek, ama yine de bir şeyler yapıyor olmak; bu his, bana hep bir amaç duygusu verdi. Çoğu zaman yalnız hissetsem de, bir şekilde bu mesleğin bana uygun olduğunu düşündüm. 7 yıl boyunca çok şey öğrendim. Ama şimdi, 7 yılın ardından, soruyorum kendime: “Ne değişti?”

7 Yılın Ardında Gözlerimdeki Sis

Yıllar geçti. İlk başlarda, her şeyin “sonunda” çok güzel olacağını düşünmüştüm. Sözleşmeli er olarak başladım, sonra kadroya geçeceğimi, bir memur gibi yaşamaya başlayacağımı hayal ettim. Ama şimdi, 7 yıl sonra, bu hayallerim solmuş durumda. Gerçekten 7 yıl sonra ne oldu?

Sözleşmeli erlerin kadroya alınacağına dair umutlarım, birer birer kırıldıkça, içimde bir boşluk oluştu. Hayal kırıklığı her geçen gün büyüdü. Bekledim, çok bekledim, ama bir türlü “memur” olamadım. Hani bazen vardır ya, umudunu kaybetmekten korkarsın ama kaybetmek de seni rahatlattığı bir yer gelir; işte ben de öyleyim. Kafamda bir çözüm yok, ama bir şeyler hâlâ hissediyorum. Neden mi? Çünkü her ne olursa olsun, yıllarca buradaydım. Hızla geçen bu yıllarda, duygularım belki değişti ama bir yerde derinlerde hep aynı kalmaya devam etti.

Şimdi, Geleceğe Bir Bakış

Bir sabah, son nöbetimi tutarken Kayseri’nin o soğuk sabahını hatırladım. İstediğim “beyaz” hayal kuramamıştım ama ben yine de mücadele ettim. 7 yıl önce bir idealim vardı, ama o ideal, zamana yenik düştü. Şimdi ise farklı bir hayal kurmaya çalışıyorum. Umutla beklemek yerine, ne olursa olsun kabul etmeyi öğrendim. Belki de gerçek bir insan gibi olmak gerekirdi. Ben, hayatıma dair bu kadar çok şeyin “belki” olduğunu fark ettim.

“Ne olacak peki?” sorusu hala kafamda dönüp duruyor. Bir yanda, kadroya geçememenin hayal kırıklığını taşıyorum; ama bir yanda da umudu kaybetmedim. Ne zaman bu soruya kendimi sormaya başlasam, Kayseri’nin sokaklarına bakıyorum, insanların telaşına bakıyorum, hayat devam ediyor. Belki de hayatı anlamlı kılan, her şeyin mükemmel olmaması. Herkesin hayatında kırılan hayaller vardır. 7 yıl sonra, hayatımda kaybolan şeyler ve kazandığım şeylerin yerini öğreniyorum.

Sözleşmeli Er Olmak: Bugün ve Gelecek

Sözleşmeli erlerin 7 yıl sonra ne olacağı konusu, aslında bir çok insan için sadece “bir kadro sorunu” değil. Birçok kişi, bu durumu bireysel ve toplumsal düzeyde tartışırken, bir anlamda kendi hikayelerine de bir yer arıyorlar. Bu yazıda hissettiklerimi anlatmak istedim. Kayseri’de bir sokağa adım attığımda, bazıları hayatlarının belki de en zor zamanını yaşıyor, bazıları ise “umursamadan” hayatlarına devam ediyorlar. Ama bir şekilde ben de o sokakların içindeyim. Her şeyin ne olacağını bilmiyorum ama belki de hayat, sadece bir yolculuk.

7 yıl sonra sözleşmeli er olmak, belki de yıllarca hayalini kurduğum şeylerin ötesinde bir anlam taşır. Benim için ise şimdi ne olursa olsun, yaşamı olduğu gibi kabul etmek önemli. Hayal kırıklıkları, umutlar ve en nihayetinde hayatın tüm güzellikleri bir arada var.

Sonuç: Belki Bir Başka Gün, Belki Bir Başka Hayat

Zamanla bir şey fark ettim: Hayat bazen, olması gereken değil, olabilecek olanla şekillenir. 7 yıl boyunca sözleşmeli er olarak yaşadım. Şimdi, ne olursa olsun, hayatımda başka bir yol arıyorum. Belki de o gün gelir, kadroya geçerim; belki de başka bir meslek hayatım olur. Ama şu an ne olursa olsun, yaşadığım bu yılların değerini anlamaya çalışıyorum. Belki de daha fazlası vardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet giriş